20090722

nomoresorrow..

önünde bir puzzle var, sadece şekilsel bağlamda birbirini tamamlayan kocaman bir puzzle. yapmaya başlıyorsun. gayet başarılısın. tebrik etmeden geçemeyeceğim . henüz yarısına bile gelmemişken tüm parçaları atıyorsun ve dağınıklık kalıyor. arkana dönüp toplamak. hiç gerek yok. sadece yapmak istediğini yap ve kapıyı aç sokağa çık. derin bir nefes, derin iki nefes, derin üç nefes. ve evet şimdi sokaktasın. şimdi nefes alıyorsun. " ilk " sıfatını önüne katıp ardından gelecek bir taşıta dahil olup karışmak istiyorsun çayın içine. çok bekleme. beklemek fazla lüks. daha fazla " gidenlerin yerinde olsam ah be " deme. ama daha fazla istanbul istemiyorsun bunu ben bile biliyorum be canım... ne olduğunu bilmediğin bir yabancılaşma belki bu. fark edilmeden son taşı en alttan çekip, diğer taşlar dağılmadan çektiğin taşın üstüne sevgilerini yazıp koşarak kaçmalısın. hani şu birine çarpınca hızla uzaklaştı diye tanımlarlar suçluyu. öyle yap işte. koşarak uzaklaş olay mahalinden. ne kadar hızlı hareket edersen taşlar dağıldığında muhabbet bölünüp tüm gözler sana dönmeyecek. nedir sorun denmeyecek dağılan taşlara bakılıp. o yüzden koş. geri döndüğünde taşlar dağılmış olabilir, taşları yeniden dizmeye yetkin olarak döneceksin. yetkin olmayacağını hissediyorsan dönmeden önce, lütfen geri dönme. azalan ne varsa eski haline dönsün ve öyle dön ki sen geldiğinde onları toplayacak çoklukta olasın. koş şimdi..