20101120

hedwig.

son iki gündür yazılı iletişim yollarını o kadar seviyorum ki bilgisayarımı bağrıma basmak istiyorum. sebebi basit: konuşamıyorum. evet evet ben konuşamıyorum! düşünsene; günde 5000 kelime sarf eden biri konuşamıyor, ya da sadece fısıldayarak bir aracı vesilesiyle derdini anlatıyor, sonuç; hayat ses olmadan zormuş. konuşamasam ölürmüşüm vesaire. ses mafyasına sesimi kurban verdiğimi düşünenler, elinin'de geçirdiğim gecenin sevincinden çığlıklar attığım için sesimi kaybettiğimi düşünenler, türkü söylediğimden kelli sesimi kaybettiğimi düşünenler, pek çok tez var. tek bir gerçek var: sebebi yok. bir sabah kalktım sesim yok. öteki sabah kalktım öksürüyorum. ve bir sabah daha kalktım grip olmuşum. dizi dizi inciler.

bu sefer bayramdan günübirlik nefret etme sebebim olarak bayramla alakasız geçen üç günü görüyorum. harry potter gelmiş nefesler tutulmuş izlenmiş gözler dolmuş. bir çocukluk aşkıdır. şimdi tanısam şimdi de aynı şekilde severdim de, her şekilde severdim seni harry potter serisi raaaad ol sen. her filmi izledikten sonra şu kitapları okuyayım lan desem de olmuyor azizim. nedeni yok. ama başlığın bir nedeni var, kalbim kırık boynum bükük, ulan yürüyün gidin fantastik filmlerle bu kadar duygusal bağlar kurunca bir salak hissediyorum kendimi.

Hiç yorum yok: