20110224

vayt çaklıt moka.

"alarm çalacak, alarmı kapatacağım, yataktan kalkıp yatağı düzelteceğim, çişimi yapmaya gidip kahve suyu koyacağım arından... " diye giden basit  bir eylem dizini olsa bile elbette o zincirde bir şey zincirleme denen olayı bozacaktır. alarm çalmaz, yatağı düzeltmezsin, çişini yapmaya gidince tuvalet doludur, kahve suyu koyacak kadar vaktin yoktur. yani bir şekilde kafanda oluşturduğun şablona uymaz aslında gerçek. şuanda oturup sürekli yapacağım bir dizini düşünsem, o dizini yaşamış kadar olsam ancak yaşamış kadar olurum, yaşamış olmam. yaşamış olma hali çok garip.

bir şeyi aylardır yaşıyormuş gibi olmakla, yaşamış olmak çok garip. bir şeyi yüz kez yapıp yapmamış olmak da garipleştiren. o kadar çok yaşamış gibi oluyorsun ki, yaşadığında ne taklitlerine benziyor, ne de bu gerçek hali olabilecek bir şeydi zaten diyebiliyorsun. aşınmış oluyor. vereceğin tepki onsa bire düşüyor, ya da çok daha yükseliyor. belki olacağından daha çok tepki verebiliyorsun, ya da bir musa kesiliyorsun. bir şekilde olan oluyor, ve sen sadece bakıyorsun öylece.

tepkisiz kalmak ruhsuzluk değil belki, ama çoğu kez ruhsuzluk olarak adlandırılan bir şey. eylemlerin gerçekleşmesi için gereken gereçleri yanımda bile kontrol etsen bir şekilde hepsini kenara bırakıp rutin eylemlere devam edeceğimizi düşünecek kadar tepkisiz veya sadece ahengini yitirmiş hislere sahip olmak pek olağandışı.

biri yanında uçak bileti alıyorsa, o anda adam akıllı "ama sen gidiyorsun ya" diyerek boynuna sarılmak gerek işte. sadece elde vayt çaklık moka "vay be gidiyorsun" dememek gerek. saatlerdir "aaa gidiyorsun" demenin bir manası olmuyor iş işten geçtikten sonra.

Hiç yorum yok: