20110407

süt.

- süt ısıtalım mı?
-mew!


süt, sen, ben, cezve, ateş, bal, bardak, kase. çok değil, sadece sekiz form vardı. sekiz form yeterli. bir de ses var. ses bozuk akortla çaldığı gitarın ötesinde, gerisinde bir şeyler söyleyip duruyordu. kulak asmamayı tercih ediyorduk. bir süte bakıyordum bir sana , on sene sonrasını görebiliyordum. bir zaman makinem yoktu belki, ama görebiliyordum on sene sonrasını. karmaşık hiçbir şey yok on sene sonrasında da. gayet basit. gayet sıradan. sekiz form aynı yerde duruyoruz. belki bir iki tane senden artmış. ama aynıyız. yerimiz değişebilir, şehirler, ülkeler, kara parçaları değişebilir. ama bulunduğumuz duvarların içinde aynıyız. ve tekiz. çoğalsak da kısa süreliğine. fazlasıyla tek. sonra? kapı çaldı, birinci adımda bu ses tanıdık geldi, ikinci adımda kapının birden fazla çaldığını kavradım, üçüncü adımda kapıyı açmamla "nerdesin amınakoyim bi saattir kapıdayım, çiğ köfte getirdim açsın değil mi?" sesini duydum ve 9. formu sadece bir anlığına unuttuğum için güldüm kendime; "süt içer misin?"

Hiç yorum yok: