makarnayı yeterince pişirmedi diye kızıyordu kısa boylu adam kıvırcık saçlı bir çocuğa. önümde bir tepsinin içinde kağıtlar, televizyon izlediğimi unutalı sadece onbeş dakika olmuştu. eğer biri, iki eliyle omuzlarından sarsıp daldın mı hayırdır demiyorsa kinayeyle sadece çok daha şaşırtıcı bir cümle kuruyordur. cümlesinden sonra ne nescafe çözer, ne de ardından çay içer misin sorusu. ama tek bir şey çözebilir. tren biletlerinin süperkahramanlara has güçleri olduğunu biliyor muydunuz? makarnayı lapaya çok yakın severim severim, ağzımda hafif sert kalmasını değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder