20080325

tik-tak

Ilık bi nefes hissedersin önce boynunda
Birşeyler fısıldar kulağına
Sonra
Yüzünde bi tebessüm
Aklında hep aynı an
Aynı yüz
Aynı nefes kalır ciğerlerinde
Tablonda renkler aynıdır artık
Denesen de başka resimler çizmeyi beceremezsin artık
Ne kadar "Uzak dur ruhum!" desen de
Yakınlşırsın ona
Durmaz ya işte vücudunda gezinen
O ılık kırmızı sıvı çıkmak istediğinde
Kırmızı olan hiçbir duyguda sızmak istediğinde başka kapılardan
Hiçbir şekilde durmaz..
Akıp gider..
Enerji patlaması gibidir..
Kelebeklerin içinde uçtuğunu
Her gün bulutlardan aşağı süzüldüğünü hissetmektir bu kırmızı duygu patlaması

Sonra renkler solar
Herşey flulaşmaya
Negatifliğine dönmeye başlar
Banyo edilmemiş filmler gibi
Beceriksiz fotoğrafçının çekmeyi beceremediği kaçırdığı karelerin mafolması gibi
Gittikçe insanlar büyür
Binalar yükselir
Duygular zemine yaklaşır
Sarhoşluk geçer,
Şarabın son zerresini alalı biraz zaman geçmiştir
Yudumlamaya damla kalmamıştır
Kapanır dükkan...
Sarhoşluk geçince
Sadece baş ağrısı kalır ya işte..
Sadece baş ağrısı kalır kırmızıdan geriye
Bir de banyo edilmemiş bir kaç negatif

Ve sonra nefesin yokluğunu
Soğukluğunu bile değil
Direkt yokluğunu duyumsar insan
Anlar ki..
...Ve gökyüzüne dönermiş her melek..
...Ve uyanırmış her kelebek meleklerin rüyasından...
...Ve hiçbir melek kalmazmış yeryüzünde...

Hiç yorum yok: