uzun süre sonra hikayem olmadan açtım bu sayfayı. sadece bişiler yazmak istedim. yazıcam bu gece dedim. kelimeler toparlanmış değil aklımda. zaten aklımda pek birşey toparlamak ne mümkün bugün. ya da saat itibariyle.. her ne ise ya. zaman çok mu önemli sanki. hâlâ etkileri var sonuç olarak üstümde.
hâlâ sözlüğü açıp into the wild girilerini okumak istiyorum. fotoğraflara bakmak istiyorum. bana istediklerimi hatırlatan adamı izlemek istiyorum tekrar tekrar. belki birşeyler dürtmeliydi. unuttuklarımı hatırlatmalıydı. evet sen o'sun alexander supertramp. satılık karavan ilanlarına göz atmak istiyorum hâlâ. ve hâlâ... karavanın içinde nasıl eğleneceğimizi hayal ediyorum. çok mu hayal oldu dersin blog? belki bugün istanbulla aramızda geçen yalvarış diyaloğuna cevap gelir.. çok istersen birşeyi genelde olmuyor sanki. ya da bazen oluyor. mesela bu o bazenlerden olsun. ya ait hissetmeyi öğrenmeliyim.. ya da ekmek almaya çıkıyorum diyip iskoçyaya kadar koşabilmeliyim. yoksa bu arafi sendromlar beni benden alacak. hani final üstü gerçekten şık değil..
bu arada feci şekilde mutlu oldum kendim gibi yağmurun yarattığı su birikintisini -fotoğrafını çekecek kadar- seven birileri olmasına. ya da şimdilik sadece biri olmasına. tanımama gerek yok. sadece mutlu oldum fotoğraflara bakınca. farkındayım blog biraz garip duruyor ordan.
yeniden okumaya dönmek istiyorum blog. nerden başlamalı? devam mı etmeli? yeniden mi birşeylerle tanışmalı? ama artık o güzel kokuya dönmeli.. kolumdan tutup götürmesine izin vermeli. kitapları özledim.
okul diye birşey var blog bilir misin? ya ya.. herkesin bitti sanma tabii. nerde... 30 haziran herşey için güzel bir gün olabilir. ve bitti diyebilirim mutlu olabilirim o güzel tatil başlangıcında...
24 hazirana sınav koymasınlar diye yeterince olumlu mesaj gönderemedim sanırım. iletim raporu yerine " mesaj iletilmedi" yazdı adeta ekranda. fak.
uyumalıyım sanırım yoksa 23 haziran gelmeyecek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder