20091105

dağınık demişsin ama burası basbaya pis?!

dağınık biriyim ben. evet bunu biraz önce kabul ettim. odamda 2 adet yatak var ikisininde üstüne bakılarak kaç gün dışarı çıktığım anlaşılabilir hatta haftalık bir kanıya varılabilir. evet onları giyip atıyorum. ardından yıkamaya gidiyorlar ama haftasonunda. şu ara " sınavlarım var aman uğraşamam " gibi bir moda girdim. lakin bu sınavlar iki hafta. en sevdiğim şeylerden biridir ki, zirve yapan dağınıklığın kapıdan çıkıp saatler sonra geldiğimde kendiliğinden düzelmiş olması. anneler iyidir. toplarlar. evde yokken toplasınlar mümkünse. yoksa kıyafetlerimi alıp koridora saçıyor. bencede çok ayıp. yok lan ne ayıbı ben olsam camdan atarım. o da öyle tehdit ediyor da neyseki daha hiç atmadı. şu yağmurlu günlerde atmazsa iyi olur zaten.
bugün kahve içesim geldi, genelde gelir zaten, neyse işte. istediğim fincanı bulamadım dedim "makinadadır". sonra, kısa bir süre önce, masama baktım ve fincan masamda, ve o fincan oraya tam 3 gün önce geldi. daha öncesi olma ihtimalini düşünmüyorum. bunu söylediğimde bir arkadaşın tepkisi " oha temizlik lazım sevdiğin neşeli bir müzik aç ve odayı topla ben öyle yaparım " oldu. mantıklı geldi ama saat gecenin körü. yarın sınavım var. sanırım bir 3 gün " odamı toplamalıyım" diyerek geçecek. anneme odamı toplamaya karar verdiğimi söylediğimde kadına " anne neidüğü belirsiz bir yerden milyonlar geldi kafanda saydıracam gel " demişimcesine mutlu oldu adeta. surattaki o aydınlanma.. ah paha biçilemez anlar bunlar.
sütümü içip uyumalıyım sanırım.

alakası yok ama değineceğim buna, az samimi arkadaşla yolculuk yapmak varya... sonra konuşalım bunu blog.

the cure çıksın diye değiştirdiğim radyodan the cure, just like heaven çıkması... :tırıs..

Hiç yorum yok: