içimdeki sevinci bir ahmak ıslatan yağmuruna benzetirim şu dk. beni eğlendiriyor. ahmak ıslatını da severim zati. gerçi şu dk ne desen hee severim filan diyebilcek kafadayım. nope kafam güzel olduğundan değil. sadece bir kaç saat sonra kaybolması muhtemel nerden geldiği bilinmeyen mutluluğun etkileri bunlar.
bir haftasonunu daha geri bırakmak üzreyim bilög. istanbul sisler içinde 2 gündür. gerçi ben evden teşrif ediyorum bu doğa olayına lâkin olsun. hissediyorum sis var. yarın içinde olacağım, ki zerre olmak istemiyorum. sis= iptal edilen vapur seferleri= okula gitmemek. karasal yollardan okula gitmedim. karayoluyla kendimi heba edecek değilim okula gitmek adına.
insanlık için hiçbirşey ifade etmeyen bir adım attım. tebrik ediyorum kendimi. bayılmaksızın kan aldırmak. sonunda yaptım bunu heheyt!! beni yalnız bırakmayan dûsta sevgilerimi yollarım. namaste!
günlerdir fantastik dünyanın kollarında; bir sith, bir jedi, bir vampir kafasındayken birden bire gerçek dünyaya ait yapılarla yüzleşmek gerçekten 20 yıl evden çıkmamış bir çocuğun gördüğü ilk tü kaka dünya olayıyla karşılaşması kadar acıydı. buradan amerikaya elimde taş sopa koşabilecek güçte hissettim kendimi adeta. olsundur. biraz zemini görmek gerekiyordu galiba.
rüyalarımda ölen insanlar beni korkutuyor blog. sabah kalkar kalmaz o insanları aramak istiyorum. sanki gerçekten ölmüşler gibi oluyorum. hayır hepte rüyadan ağlıyormuş gibi olarak uyanıyorum. ne garip. ölmeyin rüyalarımda. korkuyorum.
birşey anladım buarada blog: her vize döneminde zorlanınca " artık düzenli çalışacağım ve sınavdan sınava çalışma işine paydos diyeceğim " desem de... ilk haftadan "amaaaan daha finallere çok var" demeye başladım. 1 aylık sömestr'a diktim gözümü. finallere cidden çok var ama ya. kendimle çelişmek beni yordu. artık kendimi böyle kabul edecem. budur yeni kararım.
son olarak; frank zappa babam olsa napardım diye düşünüyorum. nirvanasal bir durum olurdu zaar. o kafanın genlerine sahip olmak.
mağgitağvantstukilyoğmağmağ.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder