20091206

paris je t'aime.

bir uçak olsun. gideceği yer belirsiz. şimdi şu dk nereye gitsin nereye götürsün seni deseler. tek bir yer söylerim. gaza gelimlerden gaza gelimlere koşarcasına soundtracklerini dinlediğim o etkisinde kaldığım güzel filmin kentine gideyim isterim. paris olsun derim. tek gidişlik bir biletle şu dk parise gideyim.
oscar wilde'ın mezarını ziyaret ederken ordan silueti gözüksün konuşalım iki lakırtı edelim, sonra ordan latin mahallesine filan geçeyim, o iki eski oyuncuyla muhabbet edeyim, sonra o kızılçocuklarla karşılaşayım, biraz muhabbet edip karavana gideyim, sonra kör çocuğun geçtiği sokaktan geçerken ben de göreyim konservatuvara hazırlanan kızı, sonra bir fransız çıksın karşıma beni fransızca bilir sansın konuşsun konuşsun gitsin, kırmızı mantomu giyip gezeyim paris sokaklarında,

sonra heep ama heep paris'in kollarında kalayım.. ngzelsin sen paris, je t'aime  . ngzelsin sen öyle.

şekerden tatlıdır bu film. kısacık kısacık bir sürü hikaye filan. bir izleyen bir daha izlemek ister. isterim bir daha izlemek ben seni paris je t'aime.

he bir de soundtrackleri var ki ola ki rast gelirse biri bloguma ve ola ki yine paris je t'aime'in soundtracklerini bulacağım bir yer biliyorsa, işte o bana ulaşması gereken kişidir.

Hiç yorum yok: