20101004

clouds on your horizon.

iniş-çıkış, dümdüz olmayan bir çizgi. sonra bekleyiş falan. beklemek, zor olan. otobüs bile beklerken zorlanıyorum ben,birini beklerken nasıl zorlanmam? gözüm arabaların geldiği yeşillikten uzak alanlarda dalgınlaşıyor. eski punkçılardan kim kaldı ya? ah sizler olmasaydınız. bakıp bakıp gülmelik. ah ne saçmasınız siz. dar paça pantolon, sadece beni daraltır. " biz üşümüyorduk, ölüler üşümezdi ki. " kötü kelime oyunları, harfler eğri büğrü, saçları eğri büğrü. asimetriye antipatim var, dayanamıyorum. tahammülüm düşük. sizin boyunuz yüksek. benden yüksek.

something we've been chasing around.

cesaret; zor bulunan. ego; düşük ama en büyük olan. ikisinin birleşimi en saçma sapan olandan. kendin beceremiyorsan bir şeyi, yardım almak gerek. tarifi yok, el verme durumu yok. sadece sen alışverişini yapıp mutlu olacaksın. cesaret almaya kapına her geldiğimde beni eli dolu gönder, mutlu'ya yaklaşmamı sağlayan en büyük olgusun galiba, sen. bakma sağına soluna, latteye o kadar şeker konunca nasıl oluyor söylesene?

thraw.

hırka, mont, çim, bol kahve bol güneş, bol rüzgar, bol ekim. bir şey iyi başlayıp iyi gitmek istiyorsa, bu sefer gerçekten iyi gidebilir. iyi başladı sanki hı bir derece? ağaçların arasında çığlık atıp çimlerin üstünde zıplamak ister insan o güzel bulutlar karşısında. belki şu kara parçasının en kıymetli yerlerinden biridir geldiğiniz yer, ne güzeldir! ne özeldir! kuraklığı, soğukluğu, kışıyla gelir. başka yerden gelse bu kadar kuzey kokmazdı belki. kulaklarda on your horizon, kelamlar bin bir dilde. ah, on your horizon. içimiz dışımız sen oldu. susmamacasına çalınız o zaman.

feel better now!

aaa ne güzel lan! aaa şaşırma efekti ne kadar güzel. böyle gülerek bir " aaa! " demek. şaşırmak güzel şey. iyi anlamda yani. beklenmedik bir şeyin oluvermesi, tam giderken geri dönmek. bazen gerçekten görmediğim duymadığım metafizik'i varsayımların, varsayımdan öte olduğunu düşünmek istiyorum. yani tüm gerçekliğe kulak göz burun ne varsa kapatıp sadece tek bir noktaya dönerek. " hayır varmış yahu " demek istiyorum. en basitinden; bir sebebi varmış. demek istiyorum. sahi geri geri dönüp ne oluyormuş burada demenin güzel bir getirisi varmış. iyi ki demek, ne güzel. ve sen, ne güzelsin.

Hiç yorum yok: