20101018

consequence.

okul; sevmenin önemli olduğu dört duvar bütünü. öyle bir okulum var ki; iki sene sonunda ancak samimi olabildik. o kadar itici, hayali zor değil. insanlar; tanınmaya çabalanması gereken varlıklar. uzaktan ooo piti piti karamela sepeti hesabı, insanları seçme konusunda işe yaramıyor. armudun sapı üzümün çöpü derken "ukala" oluyorsun. "kapalı" oluyorsun bazende. bu da güzel ya. herkesin bir sıfatı var naçiz bedenler namına. çok eğlenceli oluyor. sessiz sinema oynamak gibi, hareketlerinden bir şeyler çıkartmaya çalışıyorlar, sen de söylenenleri onaylıyorsun ya da ne alaka ulan! diyorsun.

okulu sevmek için okula gitmek gerekirmiş. gidince oluyormuş bir derece. gitmek yetmiyormuş okulda olan biteni öğrenmek için. öyle ki; sınıfım meğerse dallasa pabucunu ters giydirmiş iki senede de haberim olmamış. ne sevgisine karşılık bulamayınca çirkinleşen ikili ilişkilere sahne olmadığı kalmış, ne de mesajla taciz eden kızlardan çekmiş olan hazin delikanlılara sahne olmadığı kalmış. elimde çekirdek hepsini dinlemek istedim. "x'le hoş bir geçmişimiz yok, y beni pek sevmez." dendikçe "neden? neden? neden?"diye sorup "onla ıdı vıdı oldu"ya "oha nasıl ulan" diye tepki verince "uyuyor musun kızım sen hiç mi fark etmedin"ler geliyormuş. e normal, okula geçen sene iki gün gidiyordum. güzeldi hayat. haha. o değilde; ne deliler varmış lan! korktum ha.

kimisi var; " artık beni sevmiyorsun, artık bana msnde yazmıyorsun, eskiden daha çok seviyordun." der ve bunu diyenden kaçmak istersin; ama elinden tutmuş ve "böyle kalalım hep" diyerek ileri geri sallıyorsa ellerinizi sende fizik kurallarına karşı gelinmez diyerek eşlik edersin korka korka, gülersin ama kaçmak istersin kaçamazsın elinden kolundan yakalanınca. gidemezsin bir yere. ama ölümüne korkarsın ki yanındaki iyi değildir bilirsin. sanki her an ışın kılıcı çıkaracaktır. yanılgı; ah yanılgı ne acıdır! yanılgıdan ziyade tecrübe oldu yahu falan diyerek sevinilmeli, mi ne yapmalı?

kimisi var ki bir de; bir kusuru çıksın diye beklersin. kusuru çıksın ve "tabii ki mükemmel olunmaz, tabii ki yeteri kadar kusurun üstünde bir şey gelecekti" diyebilmeyi umarsın. artı eksiye vurunca işi; eşitlikten haz etmezsin. tüm eksiler, tüm artıları yese yutsa diye beklersin. sadece beklediğinle kalırsın. bir pürüz çıkmıyordur, sadece artılar alıp başını gidiyordur. pürüzlere ihtiyaç var son dönemde, haddinden fazla.

Hiç yorum yok: