20110112

kayıttayız.

yakamda bir siyah kurdelem ve acımız büyük gözlüklerim eksik, aslında hepsi için erken. yas tutmuyoruz, henüz. yas tutma havasını prova ediyoruzdur belki. biz kim miyiz? barney'ye işini sorduklarında bir bakışı vardı. o bakışı koymak istedim buraya. biz kim miyiz? haha. sadece haha. çok kalabalık burası, bir kutu konserve gibi dikelmiş bekliyoruz yenilmeyi. biz kim miyiz? bilmem. kimiz sahi biz? 

kediler şu " ay canı acır oradan tutmağğ " dediğiniz yerden tutulunca tüm hareket yetilerini kaybederler. ve, hayır canları yanmaz. sadece hareket edemezler o kadar. dururlar öyle ebleh ebleh. bıraksanız en kallavi şekilde ağzınıza sıçabilirler, temkinli olmak gerekir. hareket edebiliyorum, nefes alabiliyorum, ellerim hareket ediyor, düşünebiliyorum, tek bir şeyi, konuşabiliyorum tek bir şeyi. içimden sürekli tekrar ettiğim bir tekerleme gibi, dua gibi. sürekli söylediğinde anlamını yitiriyor. yapabilirliklerim sınırlı, x rayden geçmek adına yalın bırakılmış bir haldeyim. lakin; bir süre sonra yapabilirliklerim artarsa, ki artmasın. hoş değil, will smith hahası attığım günler? sunny days where have you gone?

unutmamak için tüm anları ses kayıt cihazıyla kaydetmek istiyorum. hiçbirini unutmak istemiyorum. sürekli düşünürsem daha fazla yer edeceklermiş gibi, sanki o zaman hiç aklımdan çıkmazmış gibi. ama sürekli düşününce aşınıyor, aşınınca rengi bozuluyor. beynim sürekli aynı  şeyleri düşünmekten muzdarip. kulaklarımsa kendi kendisini imha edebilse, çoktan maziye karışacaklar, daha fazla olafur arnalds, daha fazla olafur arnalds, daha fazla olafur arnalds, daha faz...

Hiç yorum yok: