dolapta kafama dökülmeyen bir şey kaldı mı diye bakıyorum, bulduklarım hoş değil. elimle tutamadığım bir şeye inanmadığım gibi, elimi tutmayan bir şeye de inanmam olası değil, varlığına inanmıyorum, seni görmedikçe. elimle tutamadığım bir şeyi sevmediğim gibi, kıskanmadığım gibi, elimi tutmayanı kıskanmam da bir o kadar abesle iştigal. do bir külah dondurma olsa da en kalın haliyle çığırsa sağa sola her şeyi. donan karelerin tadı bozuk, dondurma gibi güzel değil. tabii yersen! ali ustanın dondurması yanında halt eder. o donan karelerin tadının yanında.
ses, önemlidir. ses, bir tampon görevi görür. ses, azaltır. ses, çoğaltır. ses, geleceği aygıta bakılıp ismi fütursuzca çıkarttırır. ses, utandırır. ses, özlenir. ses, seni görmem lazım'ı dedirtir. kafamdan aşağıya daha fazla bir şeyler dökülmeden, sel götürmeden buraları, tamponlar tamponluktan çıkmadan, seni görmem lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder