20110104

notinlove.

çürümüş hiçbir şeyden güzel lezzetler elde edebileceğime dair zerrece inancım yok. hiçbir şeye karşı zerrece inancım yok. mesela iyiliğe inanmıyorum, mesela yeni yıla inanmıyorum, mesela kendime inanmıyorum. yeteneğe inanıyorum, ama olmayışına inanıyorum. bu kadar donukken her şey, bu kadar tozlanmışken bu kadar dağınakken içinden çıkacak hiçbir şeyin iyi olacağına inanmıyorum mesela.

bu kadar kısırken umut, ondan nefes alan hiçbir form doğmuyor. bütün dünyaya yetebilecekken karamsarlık, kötümserlik, mutsuzluk ondan  doğan sevgi sadece hastalıklı ve fazla sevilen oluyor. severken öldürmek var ya, heh işte. sadece ölüyor. elinin arasında çürümüş bir domatese bakıyorsun öylece. milyonlarca hayal, milyonlarca düşünce. tek bir şeye odaklanmak. eğer odaklanma gücüm bu kadar yüksekse, başka yönlere vermek isterim bu odağı. nasıl bir odaklanma bu?!

eğer buysa onca insanın aradığı, eğer buysa onca insanın bu olmadan olmaz dediği, bu benim istediğimden çok fazla. hatta; bu benim istediğim değil. o bahsettikleri şeye sahip olduğuma da inanmıyorum. o yüzden; şimdi söz crystal castles'ta. ve not in love, sizlerle.

Hiç yorum yok: