Ben bu oyunu terk etmeye karar verdim bılog. Rolümü sevdim. Yakıştı bana ya. Oh kötü olmak güzel. İyi olunca bir işe yaramıyor. Bencillik iyidir bılogum. Empati filan da kurmuyorum." Ne yaparsan yap, gidiyorum ben canım"ından gelsin bu yanı. Şarkılarımı dinleyip mutlu mesud bueno yiyor olacağım. Hiç birşeyin uykumu kaçırmasına, kabuslar gördürtmesine izin vermek istemiyorum daha fazla. Etkisinde kaldım sanırım bu rolün epeyce. Gecenin sessizliğinde herkes uyurken ne kadar ses çıkartmamaya çalışırsan o kadar sakarlık yaparsın ya, öyle bir şey oldu bu da. Sakarlığım pek bir yüksek, kırmadığım şey kalmadı. Kırılanlar parça pinçik olup beni incitti. Geri dönüşüme göndermeyeceğim bu parçaları, canım acıdı özgür bırakıyorum sizi. Yürüdüğüm yeri ölçtüğümde fazlasıyla kısa. Uzayıp- kısalmıyor. Tekrarlıklardan yanaydı derdim, şimdi daha çok aynı şarkıyı dinliyor, aynı videoları izliyorum. Ne fark etti ki o zaman? İşte bu yüzden; gittim ben yönetmen ve sevgili rol arkadaşım. Part-time düşokulunda çalışacağım. Böylesi daha güzel.
*
" Rüzgar yüzüne esiyordu, kapatmıyordu hiç bir karaltı yüzünü, yalnızca aya bakıp, "düş gücümü " sana borçluyum dedi ve göz kırpıp tebessümle selamladı ay'ı. Ve uykuya dalayazdı. Ama şimdi kitabın ön sözüne sığdırdığı kocaman bir küçük hikaye oynuyordu zihninde."
*bal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder