20100122

noodle.

bir soğuk var blog inan bana aklın şaşar öyle böyle değil. bir eşşeklik ettik ben ve m.kişisi. ulan böyle kısaltınca da çok sikko oldu. kendine bi isim bulsana senden bahsederken onu kullanayım nasıl fikir? hayır körü diyecem bi anlamı yok onun burada. gerçi ne fark eder. körüsün lan sen benim gözümde ahaha.
onu bunu geçeyim de blog. sen sen ol yemeksepetinde gördüğün ucuz noodle yerlerine balıklama atlama. hele ki o yer nişantaşında olmasına rağmen ucuzsa aman diyim uzak dur. hani noodle yiyip de beğenmesek, içinden envayi çeşit mahluk çıksa buna bile tavdım. ama gerçekten o soğukta teee koşuyolundan 12 dk.da beşiktaş vapuruna yetişebilmişken, soğuktan uyuşmuşken, nişantaşının tarlabaşı tadındaki sokaklarından birinde, garip guraba bir yerde noodle house aramak zaten akıllı işi değildi. o merkezden sokağa dönünce burda ne noodle ı insan yok dediydik de işte. bir umut bilyon mu geldik de hani belki buluruz umutları. onca yolu tep ve gittiğin yer yalnızca evlere servis yapsın, restaurant olmasın. önümüzdeki 3 ay boyunca durup dururken gülmelerin sebebini sormuyoruz, çünkü bir tek neden var ki işte o da bu. lanet olsun sana noodle house ! çinli kazığı pis oluyo biliyon mu blog. ya adamdan alsak noodleları da sokakta yesek diye düşündük de... hava soğuk lan. donmuş noodle pek âlâ olmazdı kanımca.
hadi tamam noodle hevesimizi içimize gömdük boynumuzu büktük gittik burger king'e. peki o gerizekalı kızın istediğimiz herşeyi eksik getirmesi. tamam istediğim şeyi zaten 4dk.da yapıyorsun. biliyoruz. neyseki " ama bu sebze biliyorsunuz değil mi " demedi. ya bu kasiyer mi oluyor garson mu oluyo noluyosa işte bu elemanlar niye bu denli zevzek. anlıyorum, bir sürü insan var, uğraşması zor. ama ben mi dedim sana gel çalış diye. yanlış getirdiği şeyi söyleyince " sorryyyy " diyen bir zevzeksen o sarı saçlarından tutup sana bir dünya turu yaptırmak isterim de işte kendimi kontrol etme yeteneğine sahibim henüz. gerzekliğe tahammülüm yok. şehri yakmak adına güzel bir fikri vardı körünün gerçekten muazzazm. öyle bir şey olsun ki şehre döktüğün benzini bir kere ateşe vermekle tüm şehir alev alsın. kaosu düşün. düşündün mü? pöğfekt! kaos seven insan değilimdir genelde el grundo gibi de.. hani kar yağsın nevrotik kahkahalarla çınlasım sıcak odam insanlar koşuştururken demiyorum. ama bu ara herşeye gider yapasım var. lightsaber'ım nerde la?
tamam bunca talihsizlik yaşandı bitti kaygısızca aldatmanın tadına varınca da bindiğimiz otobüsün 45 dk.da beşiktaşa varması neyin nesiydi hı? otobüste ne zappayla olan tanışma hikayeleri kaldı ne jimi hendrixe takım ruhunu kullansan şahane olur olum bir grup kur demeler ne de dilbilim üstüne yapılan tıp lisansları ne de elfçe sözlük yazımları. sözüm sana körü: lotr izle. bir daha izle. bence elfçe senin kalbini çalandır. hoşuna gitti. hadi hadi.
peki " çıksalın " nasıl bir yer adıdır? ben anlamadım oraya bu adı koyan kafayı.
bir de şunu fark ettim trafikte takılıp ilerleyemeyen otobüste geçen onca dk.da; öncelikle akıl sağlığı biraz hasar görüyor.sonra; bir sitcom dizisi çekiyor olsam, otobüsü kullanırdım. kullanan olmuştur elbette de. şahane malzeme çıkar otobüsteki insanlardan. acaba o amca cidden inandı mı zappa hikayelerine ben onu merak ediyorum. karşımızda oturan abla çekincesizce bizi dinledi. kesin lotr filan seviyordu . ya da onca insandan birini seviyordu işte. yoksa bize mi güldü. gülüncek de bir yanımız yoktu ama. olsun canı sağolsun.
otobüsten inip yeniden karaya ayak basınca bir intihar vak'asıyla karşılaşmak da pek kallavi oldu yeminle blog. 70lik teyzem at sen kendini otobüsün önüne sonra da el kol yaparak allah seni ne etmesin makamında söv. belki yarın yaşlanmaya çare gelecek de görecek günlerin var teyze ölme yorumu da tuz biber olandır zaten. garip bir dünya blog.
buna da tamam buna da eyvallah ama o lise gençleri sizin beni güldüren hatta kahkaha atmamak için zor tutturan ilan-ı aşkınız neydi öyle yahu? aynen yazacam cümleyi : "yaa ben de hani bi gün sahile geldim dedim ama böyle yağmur filan yağyodu işte. o gün baya emoya bağlamıstım hatta. o gün anladım işte seni sevdimi." ahh gençler çok sevimlisiniz yeminle içim bayıldı ahaha.
minibüs şoförüne " bebişim " diyen ve akabinde " senle bir ortama gidelim sana baba diyim ben babacım ol sen benim " cümlesini kuran kız neydi peki ? bugün dünya beni bizi güldürmek için elinden gelen herşeyi yaptı. hayat var'mış la bu soğukta bile. yeminle sevdim bugünü. tarihi gün ilan eder her 22 ocakta kahkaha yağmuruna tutulurum.
çok sosyalleştim bu ara. rapor halinde sunacam insanlara. alın lan asosyal dediniz dediniz bu soğukta sokaklarda kaldım itler diyecem. o değil de it demek ne güzeldir. bu ara çok terbiyesiz oldum. hep sebebi sensin inci. neyse. amaan bir kahve yapayım da içim ısınsın yahu.

Hiç yorum yok: