" dark side " bunca zaman üstüne çok fazla düşünmedim, en azından ciddi anlamda . aslında işin eğlenceli yanından bakarak anlatmıştım biraz burada. gerçekten ama gerçekten işin bir eğlenceli kısmı var ki... tarif edilmez. bütün dünyaya hakim olduğunu sanırsın. sanki elinde bir küre ve ona bakarak sadece olmasını istediklerini aklından geçirirsin. sanki gözlerine bakmak yeterli birbirinize ait olmak için o küreyle. ve kürenin adı dünyadır. sanki bütün dünya avucunun içindedir. sanki hepsi senin oyununda oynamak için kaleye mum diken milyarlarca askerdir. bir de oyunda yanında bulunan seyirciler vardır. birlikte oyun kurarsınız, zaman zaman. dünyaya ve kaleye mum diken askerlere nasıl oyunlar yapacağınızı birlikte kurarsınız. inanın o anlar paha biçilemezdir. ileriyi düşünmek yoktur oyunda. içinizdeki tüm çelişkileri atarsınız. zaten dark side'da, ya vardır ya yoktur. arasında kalmak yoktur. arasında kaldığınızda biri çıkar ve " hissediyorum içindeki çelişkiyi. sen dark side mark side diyorsun da ziyan ediyorsun kendini " şeklinde zırvalar.
her şeyin bir nedeni vardır blog. bunu ben diyorum evet. herşeyin bir nedeni olmazlarla doldururdum burayı bir sene önce. çünkü olan tüm nedenler beni yol ayrımına götürecek nedenlerdi. o yüzden tüm hareketlerimi nedensiz olarak adlandırmıştım. öyle değil işte işin rengi. her şeyin ama herşeyin bir nedeni vardır.
üzmek ve üzülmek. çok üzüldüğün zaman üstüne daha herhangi bir şeyin seni üzemeyeceğini düşünürsün, genelde. eğer gerçekten doğanın kanunu olaylar değilse bunlar üzemez zaten . aynı şekilde kaç kere üzülünür bilmiyorum. ama çok kere değil, bunu biliyorum. aynı dozda değil en azından. birini üzmek o yüzden zordur ikinci kere. ve herkes herkesi üzemez de, dolaylı da olsa, bu sebeple. üzmek için çok sevilmek gerek sanırım. bir mekanizma oluşur etrafında. garip bir mekanizma. engel olamazsın. gece yalanları kadar da gerçektir. kendini bile inandırabilirsin. olmadığın milyonlarca kanıyla karşılaşırsın. kahkaha atarken içinden, büyük bir sakinlikle " ah evet haklısın, doğru bir tahlil tabii." çok işine gelmeyen olunca biraz gerginlik çıkartırsın ardından "ve aslında pek de katısın yani peh " denir. bu sefer daha çok gülersin denenlere. ama yalnızca içinden. oyun güzeldir. oyunlar bazen tek başına eğlenilen şeylerdir. tek başına gülersin. karşılıklı oynan oyunda oyun kurucu eğlenir. karşındaki ise sadece " anlamadım ki ben şimdi?! öyle desem olmuyor böyle desem olmuyor. " larla kafasını kaşır düşünür, ama mantıklı bir cevap bulamaz. sorar sordukça karıştırılır kafası. karıştıran güler, ah bilsen aslında der. ama oyun devam eder. kafası karışmamış ve sırada bekleyen onlarca oyuna katıldım ve kaleye mum dikiyorum diyenlerle oyun devam eder. kedim nerede?
oyuncusu bir tek sen'den, karekterleri ise sen olmayan milyonlarca sen olan oyun.
girls just wanna have fun, en azından bir süre için. bazen o bile değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder