başlık atarak yazıya başlamam; çünkü, genelde her paragrafta ayrı bir şeyden bahsederim. " daldan dala " hesabı. aha bugün tek bir konuya parmak basmak istedim. ünlü abiler ablalar varsa etrafta hele bir otursunlar, acımasız gerçeklerle karşılaşsınlar isterim.
aslında sözüm ekseriyetle tek bir kişiye gidecek. ismini de bilmiyorum gerçi bu karakterin ama olsun. ne fark eder? neyse bir saattir konuya giremedim. paragraf ziyanı yapıyorum.
ünlü olmak? " çok kolay ya " diye ankaralı tadında yol tarif eder gibi bahsetmeyeceğim de bu konudan. gerçekten çok kolay lan. gudik gudik yarışmalar sayesinde bile ünlü oldu bir çok kardeşimiz. lan biz ki maymun çarlıye imza günü yapmış onu alışveriş merkezinde linç sebebi haline getirmiş insanlarız. herkese sevgimiz büyük tabii. bu kardeşlerimizden sokaklarda imzalar mı isteyenler olmadı sevgi selleri mi yapılmadı hepsinden bir demet alındı ve harika kombinasyonlar olarak geri döndü kardeşlerimize.
bu, üç gün önce elindeki fırapesini uslu uslu edebiyle içen kardeşlerimiz gün geldi dizilerde rol aldı, sevildi beğenildi feysbuklarda fan kılaplara giden yollar kat etti ve halk kahramanı oldu. sonra " allam ne kadar ünlü bir insanım, bir bakan bir daha bakıyor, yarebbim karizmamın ağzını yüzünü seveyim nasıl da muhteşemim " edasıyla sıtarbakstan alınan fırapeyle sokaklarda gezild, kasım kasım kasılınıldı.
öncelikle şuna bir açıklık getirelim ki; çoğunuzun güzel yüzü, karizması adına ikinci kez bakılmıyor o çemçük suratınıza . " lan bir yerden tanıyorum ben bu eblehi, aha kasılmaktan ağzı yüzü buruşmuş kesin ünlüdür amaan geç " diye bakılıyor. hayır gülyüzünün hayrına bakılsa da ne bu tavır? hele bir soluklan cancağızım. öyle bir tavır ki o az daha tanıdım ışığını görmese yüzümde " evet bebek benim o aç göbeeni de o karizmatik imzadan nasibini al a ha haha " diye gülecek ibnenin evladı. yapma bunu ünlücük kardeş, atma öyle bakışlar. elimde olsa da alnının çatına bir tane çaksam. çok şiddet doluyum sizlere karşı ünlücükler.
altı üstü siktiriboktan bir yarışmaya katılıyorsunuz, insanlar size iki kelam sarf ediyor. " oylarımız sana bitbaksçı " diyor sizler; bir elinizde şarap, beriki elinizin altında kedinizi okşarken bürünülen hale bürünüp yarım ağız bir " sağ ol " diyorsunuz adamın yüzüne bile bakmadan. kimsin la sen? 10 yıldır fizik okuyorsun bence. 25inde fizik okumak ama ömrü hayatı boyunca kitap okumamak ve bununla övünmek ve sadece bitbaksçılığıyla ünlü olmak. bunları ayakta alkışlıyorum tabii. çaycılıktan genel müdürlüğe iki haftada çıkan süpersonik kariyerleri getiriyorlar gözümün önüne.
gülmek istiyorum bu tiplere de hani şu klişe var ya " şakaysa hiç komik değil, gerçekse çok komik. " aynen bu haldeyim işte. güleceğim de gülemiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder