üşenmek kötüdür. hatta kötüden beterdir. mesela bir banka hesabı lazım olduğunda babamın var la onu kullanırım demek gereksizdir. babayla ortak bir hesap kullanmak saçmalıktır. ve 1.5 sene sonra her nereye gidiyorsan babanının ay sonunda döküm döküm o yerleri gördüğünü fark etmek acıklıdır. ama tabii ki bunu tahmin etmek gerekirdi. . e nereden bilecem ben allahın atm şeysinin de dökümünün olduğunu. kredi kartı mı bu ibneler! insan ona döküm mü yapar. hayır, sonra " aa buna döküm mü geliyor " diye gözler büyüyerek bakılır. bar, kafe adlarına. " evet, söyle bakalım napıyordun akdeniz bar'da" diye sorulan soruya sadece kahkaha atarak cevap vermek yeterli gelmez elbette. üşenmek kötüdür kısaca. ha bir de sıçıp sıvamak var tabii " her bar diye adlandırılan yer aslında bar olmayabilir ki " diye sıvanmaz yani. bundandır ki baba da kopar zaten böyle salak bir cevaba. sen fazla göz atma bu döküme boşver denilip kapatılır konu. mantıklıdır. ne gerek var lan deşmeye gidilen yerleri ?!
geç oldu ama kesinlikle sağlam oldu. the subways sen ne güzel bir şeysin öyle. yanaklarını sıkar votka portakılımla eşlik ederim sana. ne hayallerle indirdim ben bu albümü. haftaya gidip izleme dinleme hayallerim vardı. daha dün dinledim haftaya gitmek istedim. hızlandırdık biz hayatı öyle yaşıyoruz keyifli oluyor. sonuç olarak. hala ben bu grubu izlemek dinlemek isterim kalbimin bir köşesinde belki bir gün başka bir yerde the subways.
sınavlara 3 hafta kaldı. sürekli plan program yapmacalar. hatta plan program yapamıyoruz. yapıyoruz değiştiriyoruz. bence bir ara karar kılalım sevgili c'ler. olmuyor böyle. kafam karıştı. hatta öyle ki. dün elinin'le bugün için kararlaştırdığımız saati üç dört kere değiştirince aklımda kalan ilk saate göre gittim buluşmaya. gerçi erken vardım ama olsun. kafamdaki saatle karar verilen saat bir değildi. berbat bir hafızam varken yapmayın böyle değişiklikler errör veriyor çemçük beynim.
bugün bir şey fark ettim. dayı, yenge teyzeden oluşan süper üçlü kafayı kırmış blog. birbirlerinin feysbuklarından girip farmvilledir, bokpüsür oyunlarıdır hepsini takip ediyorlar. ya oturun ofisinizde çizim mi yapıyorsunuz ne yapıyorsanız yapın delirdiniz mi nettiniz?! mesela teyzem sabah 4 te feysbukta. neden? - ha ben niye feysbuktayım o saatte muamma. ama ben aylak bir insanım. istersem sabah 7de de orada olurum.- farmville e bakıyormuş tarlasına bir şeyler oluyormuş. allah belasını versin şu farmvillein lan. korkunç bir şey. bir keresinde gidip farmvillein fan şeysine üye oldum bir de ben kazayla. neyse o ayrı bir hezeyan dolu bir hikaye.
bir zamanlar sürekli tespit yapan biri vardı. bundan bir ay önce. yüzüne karşı höyküremiyorum ama buradan bildirmek isterim ki, ben brit tatta, bob dylan gözlükleri, karmaşık saçları, beyaz tenleri, siyah saçlarıyla, sakallarıyla, bez ayakkabılarıyla, ellerinde sarma sigaralarıyla oturan o tipleri de, ülkelerini de, onların paçozluklarını da seven bir beşerim . haklısın. nokta.
son olarak : how i met your mother s05e17 . muhteşem bir bölümdür. s05e13 kadar değil belki. ama bir ok adar iyidir. komiktir hani. s05e13 biraz kaş göz oynatan bir bölümdü. ahaha.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder