20100309

biāotí.

havaların sağ gösterip sol vurduğu, gözlerim açıkken bile rüyalar görebildiğim, uyandığımda kurduğum cümlelerden emin dahi olamadığım, iki günün onbeş gün gibi geçtiği, okul için güzellikler düşündüğüm günlerden selam olsun blog sana. aklı olan sokağa çıkmaz lan bu havada yeminle bak. gözlerim açıkken cidden rüya görebiliyorum. bugün görüyordum da ne gördüğümü bilmiyorum.

sabahları kahvaltı masasını sevmem. başka ne vakit sevebilirim ki zaten. neyse. aslında severim de, bir ben bir de annem olsak olur. o bile olmasa olur da işte ben uyurken yemek yememi sağlıyor. çay getiriyor sağ olsun. bana kalsa çıkar giderim kahvaltı etmeden . sırf bunun için uyanıyor. anne kadirşinas hatunsun tamam sevgiler saygılar sana. lakin masada annem dışında başkaları olunca daralıyorum ben. bir evdeki insanın içinden sabahları komedyenlik fırlıyorsa oradan kaçacaksın demedi deme. korkutucudur. genellikle de komedyenlik isteği masalarda arz-ı endam eyler. sen daha tabir-i caizse afyon bile patlatmamış iken karşındaki güne " aman yerebbim ne güzel bir gün la la la neşe doluyuz tıralalala" diye başlamışsa hele koşarak uzaklaşacaksın oradan. zor anlar yaşanıyor sonra. esprilerin ardı arkası kesilmiyor. neden surat asık bakalım'la devam ediyor. be insan ben uykudan kalktım izninle suratım ifadesiz olsun. sabahları ne derece nemrut olduğumu galaksi öğrenmiş. benle aynı kahvaltı masasına oturanlar öğrenememiş. aman dandik işler bunlar. bir gün çok paramız olsun da bari kahvaltımızı sükun eşliğinde yapacağımız bir evimiz olsun elinin ve körü.

lastfm aboneliğimin seneyi devriyesinde ben partiler yapacaktım lakin bana bugün bir mail geldi. " maalesef aboneliğiniz sona ermiştir. " diye. hayır, henüz abonelik zımbırtılarımı da kullanabiliyorum. radyo dinleyebiliyorum hala. ne iş lastfm? eğleniyor musun benle hı? zaten mail'i görünce sanki mühim bir yerden mail gelmişcesine heyecanlandım bir an. hassiktir dedim. ben baya sevmişim lastfm.i aramızda kalsın.

allah babaya zilyon kez şükür ediyorum ki iyi ki çinli doğmadım. tamam dil din ırk bok püsür ayırmıyor, mevlana misali kim olursa kabul ediyorum. iyi güzel ne güzel lakin bir çince var blog. evlerden ırak ya. " şiaşiu " dediğimde bir kelime demiş oluyorum lan ! gerisini sen hayal et artık. en son vizeden evveldi ben bu derse gittiğimde, ki bu sanırım aralık ayına tekabül ediyor. bugün gittim derse. vay anasını dedim insanlar çince öğrenmiş. harbi harbi kelimeleri okuyor, türkçesini söyleyen hocaya çince mealiyle karşılık veriyorlardı. o an ayağa kalkıp gözyaşları içinde alkışlamak istedim onları. daha sık çince dersine gideyim diyorum coniler ne dersiniz ? bence de gitmeliyim.

bugün ilk kez salı günü gittiğim dersten atıldım. ama o dersten atılma eğer, hayatımda görüp görebileceğim en güzel insanı görmemi sağladıysa işte ben o zaman, o bunak prof.dan özür diler pörsük yanaklarını da sıkmayı ihmal etmem. ne güzel bir şeysin sen öyle yahu ? beyaz ten ve siyah saçla huzurluyuz.
" i love your skin ohh so white... "

Hiç yorum yok: