20100505

altıgen.

ilkbaharın orta yerinde kar yağacağını düşünmüş müydün hiç ? senle ben çok uzun zaman önce dizlerimize kadar suya batmışken, atkılarımızla kapatmıştık suyun dışında kalan ellerimizi. ayaklarımız morarana kadar suda kalan kim olursa, kim daha geç pes ederse, kimin sümükleri daha geç akarsa o kazanacaktı bu yarışı. parlak altıgenler yağıyordu baharın ortasında göz bebeklerimize. altın orandan inşa edilmiş bütün zincirleme isim tamlamalarının özneleri bir bir yok olmuştu biz suda morluk yarıştırırken. bir iskele kalmıştı, bir ördek, bir sen, bir ben, bir eski şarkı. ses kayıtları. sesler ne bulanık böyle? telefona sesli mesaj bırakma alışkanlığını bir hafta önce kazanan biri için çok az sese sahibim. duyduklarım bir çocuğun oyuncak çıngırağı gibi. sen şarkı söylemişsin, ninni bırakmışsın, başa sarmak için bir başka kasede doladım sesini, şimdi her gece çalıyor. defalarca çalmasını sağlayamazdım başka türlü. evet, sen kazanmıştın mor yarışı. ben griyi sevmem çünkü.

- hadi sen de gel suya. kar mı? boş versene, altıgen bir inci dizisi o sadece. kapatınca gözlerimi hepsi yok oldu. o zaman gözüme girmiyorlar.

Hiç yorum yok: