- yüzüne kusmak istiyorum biliyor musun ?
söylediklerimden etkilenmeliydi hiç değilse kızmalıydı eeh yeter demeliydi. neticede bir saat on yedi dakikadır hakaret ediyordum. ne kadar sabırlı olduğunu biliyordum ama belki bir ihtimal diye düşünüp devam ediyordum. sürekli serzenişte bulunan biri değilimdir sadece onun bu susan konuşmayan halinden nefret ediyorum. sorunları konuşmanın gerekliliğine inanırım. bizse onunla son aylarda sadece yapmacık bir düzenli ilişki sergiliyorduk. benim sorunlarım, onun sorunları, benim sorularım ve onun soruları. kenarda bekleyen kocaman bir torba var ve o hala elindeki saçma sapan kutuları bırakmaksızın paketliyor. ha sormadım mı sanıyorsunuz ? tabiki sordum ne yapacağını.
-elinden bıraksan da şu kutuları biraz söylediklerime cevap versen !
-kutuları eline aldığında, beni durdurmak istediğin için kendine kızacaksın. hepsi bunun içinde. senin için küçücük ama içinde kocaman bir siyahı barından bir kutu hazırladım. hepiniz için. sen, o, öteki herkese yetecek kadar sorun var burada. her biriyle ayrı ayrı boyanabileceğimiz sorunlar var. sadece sesini, ısrar etmeyi kes ve bekle. bir de müziğin sesini açar mısın ? en sevdiğim şarkılardan biri çalıyor. şimdiden teşekkürler.
diyecek kelime bırakmamıştı ki bana. sadece beklemem gerekiyordu, hepsi bu. elbette zamanı gelecek ve kelimeler dökülecekti kutunun içinden. siyahı göz çukurlarıma yedirip kulaklarımdan içeri akıtacağım bir an elbette gelecekti. nefes borumuzdan aşağıya akıtmalıydık sorunları. hepsini hissetmeliydik hücrelerimizde. yoksa direkt kanımıza mı karışmalıydı bu zehir ? beklediğimize değmeli ve bütün kutu bitene kadar birbirimizi zehirlemeliydik. çünkü birbirimizi sadece soyut olarak zehirlemiştik bunca zaman ve çok daha zehirli bir somutluğa ermeliydi bu seans. ama şimdi değildi. neyse ki artık ikimizde biliyorduk: aslında bir konu vardı, ve bu konu çözülmedikçe sorunlar olduğundan büyük gözüküyordu. ne özlem, ne sevgi, ne yaşanmışlıklar hiç biri mi kapatamıyordu gerçekten aramızda olanları? müziğin sesini açıp kutuları beklemem gereken an tam bu andı işte.
" And many rains turn to rivers
Winter's here
And there ain't nothing gonna change
The winds are blowing telling me all I hear
Oh it's a funny time of year
There'll be no blossom on the trees ."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder