- araba istiyorum.
+ al bunla oyna.
- bu küçüüüüük.
+ bunla oyna o zaman.
- bu da değiiiil.
+ git kendi arabalarınla oyna o zaman.
- onlar çok büyüüüük.
burada yetişkin ya " peygamber sabrı " diye tabir edilen sabırla veletin yaptıklarına göz yumacak, ya da imperial march eşliğinde veletimizle düelloya tutuşacaktır. genelde yetişkin veletin elinde köle olur, ne isterse yapar. çocuk o sevimsiz sevimliliğini kullanır göz kırpan sımayliler sevimli sözcüklerle fetheder yetişkin kalbini. ne saçmalıktır ki veletin " seni çok seviyoruuuum x " demesi bizim yetişkinleri pek bir mutlu eder. ulan dünün sümüklü bebesi seni sevse nolur sevmese nolur elinde kukla etmiş bebe seni. o odadan bu odaya " onu isterim bunu isterim yok o değil beriki " diye dolandırıyor.
- çikolatalı süt istiyoruuuuuum.
+ yok ki.
- istiyoruuuum.
çocukları sevmem. hele ki o çocuk şımarıksa inanın onun yaşında olsam diye dua ederim. çünkü o zaman küçük bir veletin kafasıyla saçma sapan şeylerden kavga çıkartıp bir nebze olsun kavga dövüş sövgü ya da bilumum çocuk hesaplaşması kafasıyla içimi rahatlatabilirim. şimdi çocukla kavga etmeye kalksan söylediğin lafları anlamıyor hem de çevreden " çocukla çocuk mu oluyorsun " lafının ardından bir minibüs teyzesi bakışı geliyor.
akıllı çocuk, fırlama çocuk kavramları var bir de. mesela, son dönemde herkes kendi çocuğunu einstein sanmaya başladı. oysa biraz kafalarını gömdükleri çocuklarından kaldırsalar etraftaki bir çok çocuğun " zamane çocuğu, akılı çocuk, fırlama çocuk " ve nicesi tabirin içine cuk oturduğunu görecekler. sizinki değil hanım bir zeki olan . diye çemkiresim geliyor. ulan ben ondokuzumda görüyorum bunu. siz eşşek yaşında adamlar nasıl görmüyorsunuz ? ha, hormonlar değil mi ? bir sizin velet şahaneydi unutmuşum.
" yaşıtlarından pek ileride bizim oğlan " mantığının da ayrıca hastasıyım. ileride olsa ne olur ki ? ne faydasını görecek o çocuk ? bilakis hep zararını görüyorlar. ha ben yaşıtlarımdan ileri olmadım. oh iyi ki de olmadım. her şey zamanında güzel hacı. üç yaşımda okuma yazma öğrensem nolur yani ? beş yaşımda öğrendim de ne oldu ?
bazen evin en küçüğü olduğum için haka dansı yapıyorum evde. benden küçük bir kardeşim olsa... muhtemelen olmazdı bugün. abartıyorum tabii, olurdu da ben kendisinden pek haz etmeyebilirdim aklıselime erene kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder