Now in Istanbul, Istanbul Turkey
details hourly
Sunny
20°C
(feels like 19°C)
Winds:
SW 13 kph
Humidity:
52%
Pressure:
761 mm
Visibility:
16 km
evet o kadar yozum ki hava durumum bile ingilizce. o değil de sahiden şu hava durumunda 20leri görünce moralim düzeliyor. yaşasın aşortman çorap hırka üçlemesi. güneşli bir kaliforniya sabahı bile rüzgarla güzel. iyi iyi çok iyi o zaman.
uykunun gerekli bir şey olduğuna inancım büyüktür. uykusuz hayatın saçmalığına will smith hahaları atarım adeta. uykusuz kalmanın da çok çeşitleri var elbette. kendi düşen ağlamaz klişesine gelecek şimdi bu söylemim de; sabahın bir köründe uyusan sonra yine sabahın bir köründe saatin çalsa dışarı çıksan kızgınlığın en fazla kendine olur. ama sabahın köründe yatıp yine sabahın köründe biri tarafınca hatta birileri tarafınca bağrış çağırışla uyanıyorsan... imperial march için play tuşuna basalım, lightsaber'ım nerede ? diye sorar insan.
uyuyana saygının, saygının en hası olduğuna olan inancım da yadsınamaz büyüklükte. misafirle oda paylaşıp, ki bu önemli bir adımdır, ardından onun barbar sesiyle uyanmak... bu çok acıklıdır ya. kalkıp üstüne cindy'yi atsam o üç aylık tırnakla tırmalasa yeterli gelmez yani benim hissettiklerime. gürültüyle uyanınca insan bir şapşal oluyor. mesela ben bugün buğulu gördüğüm birini ve mırıldandığım saçma şeylerin binde birini hatırlayabiliyorum. yeterince kötü zaten hafızam. ha gece gördüğüm rüyayı hatırlamasam olurdu bence. ama hafızam gerizekalı olduğu için hatırlamasa da olur şeyleri de hatırlıyor.
" ben aslında hiç kompleksli değilim kafam rahat hacı yeaa " diye takılan tiplere inanmayınız, tam bir reklam ürünleri. demeçlerine kulak verip " vay anasını " deyip ardından işin gerçek yüzünü görünce cinnete ramak kala dakikalar başlıyor işte. bu komplekssiz kardeşlerimiz sabahın bir köründe uzuvlarından her hangi birine takıp ne giysem sorunsalı yaratıp ardından evde bir torneydo çıkardıktan sonra oh ne güzel bir sabah diyerek devam ediyorlar günlerine. bana mı ne oluyor ? bana değil de uykuma olan oluyor. yatakta üstünde beyaz bir çarşafla kalan " allam dün gece naptım ben öyle ühühü " diye zırlayan bir hatun edasıyla şapşala dönüyor uykum. bana bir şey olduğu yok yoksa.
o değil de körü'nün elinin'in ispanya fotoğraflarına yaptığı garip yorumlar sayesinde eğlenmiştim. sonra gittim teşekkür ettim körü'ye. ama bunu volundan yapmasam da olurmuş. haha . bir şeyim olduğuna inanmış güzel insanlardan biri. uykusuzum lan bir şeyim yok, neyim olacak ? tek derdim bu olsun amaaaan.
sims var mı sims onu de sen ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder