20100828

çizgi.

- ah ile vah ile geçti ömrüm

duyunca durumun dramatikliğinin farkına varamıyorsun. sen olsan yerimde, bu cümleyi söyleyen ben olsam. içinden güler, ardından da şarkının devamını söylemezdin eminim. ama ben sen değildim sense ben hiç olmamıştın. olmak ister misin diye nezaketen sormamıştım bile. üzgünüm, çok kibar değildim. dram filmlerinden hoşlanmam beni ruh hastası yapacaksa, sıkıntı yok. ama dramatikliği sevmemek beni duygusuz yapacaksa; sıkıntı var. hep ben ve hep sen. bencil ay çiçeği diye bir hikaye vardı ben daha çok küçükken henüz yağ satarım bal satarım oynuyorken. bencil ay çiçeği sonunda ne oluyordu hatırlamaya çabalıyorum, ama zorlanıyorum. ne olmuştu ona ?

- ben olsam...

eğer " sen " olsaydı bütün dünya; katı olmalıydı. kaysı kıvamından habersiz, orta yoldan bihaber. sen olsaydı bütün dünya; affetmenin erdemi hiç doğmazdı. doğruluk kelimesi sadece bir kişinin etrafında doğardı, sadece. tek yönlü bir yol işlek bir şehirde ne kadar işleklik sahibi olurdu ki. kabızlık yaratan bir yolu kim isterdi ?

- give peace a chance ?! lennon öldü kral benim. şans derken ?

tek kulaklığında ses kaybı oldu diye onu kenara atmak yerine biraz kurcalayınca kablosunu çaldıran şans'ın tanımını yayın organlarından çok insani organlardan öğrenendi. şans ? sadece dört yapraklı yoncadan mı ibaret ? biri kopunca yoncayı sokağa mı atmak gerek ? geri dönüşüm kutuları ne işe yarar metropollerde ? hepsi çöp müdür ?

- neredesin ? on tane dakikanın toplamındayım.

milyonlarca kızarıklık noktası sayabilirim yüzümde. gerçekten utandığımdan ? hayır, sadece sanrılarla dolu bir tablo yaratıp cümlenin birini söyleyip konuyu magazinsel bir yere çekme niyetindeyim. herkes benzer cümleler kurunca olmayanı oldurur, kırk kez söylemiş kadar olurlar. kırkıncıyı duymamak için bildiğim en uzun şarkıyı söylüyorum içimden ama yeterli olmuyor anlaşılan.

şarkı kısa geldi ki içimde bir kurt dönüp duruyor. midemde değil, beynimin içinde. sürekli dönüyor bir koridorda. durduramıyorum. ya gerçekse, ya öyleyse. ya şöyleyse. belki ile başlayan cümleden daha sıkıntılıdır ya ile başlayan cümle. oysa sadece tek ses, iki harf. sıkıntısı bir alfabe kadar uzun. on dakikadan fazla değil. içinde. on dakikanın içindeyim. benim on dakikam kaç mil eder ?

millerce öteden seslensen sağır olmak istediğimden duymamışlık ederse; yine aynı dört harfli kelimeyi kurar mısın ? bir boza markası vardı, hani çok ünlü olan. boza sevmiyorum. sorun olur mu ? leblebisini yiyebilirim; ama seyrekçe.

Hiç yorum yok: