20100401

beşeri kafalar, beşeri bimizanlıklar.

biriktiriyoruz, bir çok şeyi. biriktirmemiz gerekenleri. bir şeyleri söylemek adına biriktirmekten bahsetmiyorum. olan her şeyi biriktirmek sözünü ettiğim. söylememiz gereken ne varsa söylüyoruz. yaşanması gereken ne varsa yaşıyoruz. bazen daha da fazlasını yaşıyoruz." burası durmamız gereken yer sanırım " dememizin üzerinden zaman geçtikten sonra yaşamayı bırakıyoruz durumu. sonra durmadığımız yerin üstüne eklenenler biriktirddiklerimiz oluyor. hiç gitmeyenler. sanki bir kimyasal tepkimeye maruz kalmışız da o eklentiler artık eklenti olmaktan çıkmış gibi. aslında hep bizimleymiş gibi. dışarıdan bakılınca bir kusur olarak gözükmemeye başlıyor. sapasağlam etiketini alabiliyoruz.

" ömür boyu " diye bir kelime var pelesenk olmuş dillere. sevilen bir kelime çoğu kişice. sanki kendini garantiye almak gibi. evlilik yemini gibi hastalıkta sağlıkta ömür boyu. hep, sürekli, bütün, birlik. insan denen varlık tekillikten mi korkar yoksa çoğulluktan mı ? naçizane fikrimi beyan etmem gerekir ise, zat-ı alim ekseriyetle yalnız arz-ı endam eylemekten hoşnut kalmakla birlikte öz kitle sever. ne kadar az insan olursa o kadar az hezeyan olur belki ondandır bu azınlık sevişleri. klişe olacak belki ama ilk aklıma gelendir ilişik olmak. ne kadar az parça bırakıyorsa gelen ve gidenler o kadar iyidir. o zaman kimyasal tepkimeler daha acısız olur. daimi olmadıklarında daha az acı verirler. daimi oldukça, perçinlenmeye başladıkça sesiniz o kadar yankılanır, o kadar büyür. arafta kalmak pek ağır kaçabilir anlatmak istediğim ilişik olma durumuna, lakin biraz uygun. arafi olmak, şarabi kafalarda eflatun dolanmak vs.

neyden bahsediyordum ben? heh. birikim. arafiliklerden, eflatunluklardan biriktirilmiş bir sürü kare, taş, misket ne varsa işte. adına her ne dersen de, bir çoğu böcek ilacına maruz kalsa da terk etse denenlerden. bir çoğu hiç olmasaydılardan. düşününce üzmeyenlerden, sadece hissizleştirenlerdir böcek ilacıyla yok etmek istediklerin elbette, her türlü canlıyı bu kategoriye koyabilirsin. sıfatı ne olursa olsun. öyledir ki, en çok sevilenler listeni bir odaya kapatıp içine tonlarca sprey fırlatıp dinleyebilirsin ilaçtan kusmalarını ve nefessiz kalıp ölmelerini.

yok ediş nakş etti ki: " düşlerde her şey mümkün sevdiceğim, her şey düşlerde mümkün. "

bir canlı daha yoktur herhalde beşerin beşere verdiği ziyanı veren, hezeyanları yaşatan. ne ironiktir ki yine beşerdir beşeri fezalara yükseletecek kadar mutlu eden. beşer izler bırakır, bir diğer beşer silmeye çabalar, çabalarken yorulur. her beşere " bu da öyle işte " diye bakmaktan, senden evvel yorulur " öyle " olmayan olmadığını ispatlamaya çalışan , incinir kırılır. öyle midir herkes gerçekten? herkes öyle olup olmadığını bir kaç raksedişle zihninize kazımayı hak etmez mi ki? eh eder de tabii siz izin verdiğiniz sürece.

beşerdir elbet şaşar, şaşıtır, mizanı yoktur, hep kayıktır. balanstır manevradır hepsini karıştıp bulamaç halinde sunar. beşerdir, hoş görülür.

Hiç yorum yok: