durağan, sabit, statik, stabil, net, olağan ve nicesi. milyon tane kısa ve özet içerikli analiz kelimesi yazabilirim buraya. hepsi kocaman bir kaosun başrol oyuncusu. sıkışmış düşünce baloncuklarının bir süper kahramanı. ankesörlü telefon kulübelerinde kılık değiştirip dünyayı kurtaran süper kahramanaların ta kendisi. ikiz kardeşi bile değil. asma kat sendromuna tutulmuş milyonlarca topuklu ayakkabı dans ediyor şapı bile soğumamış zeminlerde. analarının karnından tabularasa olarak doğan bebeklerdik doğumuz batımız kaymıştı zaman içinde. kısacık hayatımıza kocaman kibirler sığdırdık, burnumuz norveçte ağzımız arjantinde kalbimizse iranda kaldı. büyüdükçe küçüldük, küçülmüşlüğümüzden yok olduk.
bitti mi dersin ?
bu sefer pekçokfazla çamur var, bu sefer pekçokfazla sinek vızıldıyor, bu sefer pekçokfazla kalabalık var, bu sefer pekçokfazla ses çıkıyor içimizden. kaç kişiydik ki o bedenlerimizi kayalıklardan soğuk sulara çığlık atarak attığımızda serin su ne de güzeldi gecenin onunda. oysa biz iki kişiyken bile milyonlar kadar fazlaydık.
her televizyon programının yetmişmilyonkişiizliyorbizi yalanı kadar berraktı. bizdik berrak, bulanıksa onlar. temmuza öykünen haziran, yirmibeş yaş sorunlara öykünen onbeşlik bebeler kadar yalandık. yalanı sevdik, sahtekarlığı sevdik, bombalar yaptık napalmlar kokuttuk. kaç kişiydik ? yetmişmilyonlukizleyici kitlesine hitap edebilecek bir kadro mu vardı? bir biz mi vardı bizden öte? ne saçmaydı, ne boktan bir film dönüyordu 09'un mayısından 10'un mayısına. şu ondokuzyıl, onay, onüçgünlük zaman dilimin en kötü zamanıydı işte o dönen filmin süresi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder