ne desem iki tarafı da boka saplanan durumlar beni zorluyor. zor be amaan diyorum o durumlarda. arada kalıyorum. şaşırıyorum. alıklaşıyorum tabi birazda. eğer seçenekleri beni ilglendirmeyen ya da sonucu beni ilgilendirmeyen bir şeyse daha normal cevaplar verebiliyor, daha sağlıklı ve başarılı çıkarımlara imzamı atıyorum. lakin eğer işin içinden ucundan kıyısından etkileneceğim kısaca " ucu bana dokunacak. " durumlarında ne yapacağımı gerçekten şaşırıyorum. ya bencilce davranıp direkt çıkarım doğrultusunda sorulanı yanıtlamaya başlanıyor ya da bencillikten uzak durup sadece danışan doğrultusunda yanıt veriliyor. gerçekten bencillik sınırına girmeden çözümlemek zor mu? ya da insan kendini bir an olsun düşünmeden riski yüksek sonu gerçekten çokta iyi olmayacak durumlara tarafsızca bakabilir mi? çok mu insanca kendini ve karşındakini düşünmek. üçüncü tekil şahıslardan etkilenmek kötüdür her zaman. üçüncü şahsın gelip bir şeyleri bozacağını bilmek acıdır. sonunu bildiğin filmi izlemek çok sevdiğin zaman keyif verir de izlemeden sonunu öğrenince tadın kaçar.
küçük çocuk gibi kıskanmak sanırım biraz. ben normalde buna bozulmam ama niye bozuluyorum engel olamıyorum durumlarının bir versiyonu buda. elimde olmadan benle olacakları düşünüyor, elimde olmadan kıskanıyorum elimde olmadan iyi bile olacak olsa sonu olmasın istiyorum işte. " en yakın arkadaşlarımdan biri mutlu olacak ben de mutlu olayım. " tavrından çok uzaktayım. olan şeyler kişiyi mutsuz edip " ama o mutlu " deme mantığı zaten saçma. annen baban olsa sevinmezsin la kandırma şimdi beni hadi blog. amaan . bu konuda iki kelam yazıp başka konuya geçecektim pek içime dert olmuş.
bir rüya gördüm blog evlerden ırak yahu . bir garipti. aklım şaştı. noluyor be dedim. bir cami düşün böyle bir iran böyle bir pakistan böyle bir arabik havası olsun, ve o camiinin alt katı olsun, orada da bir hastane olsun ve o hastane çapa olsun. camiide garip takıları elinden diğer elinde aktarıp garip sözler söyleyen bir kadın vardı. spirited awaydeki yubabaya benziyordu biraz. korkunçtu hafiften. hastaneye ise çatışma yüzünden yaralananlar gelen geleneydi. ne izleyip yattım bilmiyorum.
biri demiş ki :" star wars'a kafam girsin. geçen 3500 kişinin olduğu bir ortamda bağırdığım laf. bu laftan sonra beni dövmeye gelen kişilerin %105'inin şişman ve gözlüklü olması ise çok güzel bir anımdı."
çıkarımdaki gözlüklü ve şişkoyu yansıtıyorum bir derece belki ondandır kızgınlığım. artık gözlüklerim yok adiler diye bir laf söylesem hala şişkoyum ahaha. ya o da değil cidden uyuz oluyorum böyle saçma laflara. sevmiyorsan sevme de her izleyen seven nerd değil ki arkadaşım. ne diye her şişko ve gözlüklüyü zan altında bırakıyorsun diyor ve böyle " star wars'a kafam girsin" kafasında olanlara itafen şunları zikrediyorum gülcemallerine karşı:
lightsaber'ı alıp kıçından sokup ağzına kadar çıkarıp bütün iç organlarını yakmak istiyorum böyle insanların .
çok şiddet doluyum son günlerde. sürekli bir insanlığa haşin tavırlar sergilemek istiyorum. nasibini almaz kimse muhtemelen de. hani filmlerde olur ya kahramanımız iş yerinde patronundan kallavi papara yiyordur ve kafasında ona nasıl sövdüğü, nasıl ağzıyla burnunun yer değiştirdiğini kurar. öyle sahneler bunlar. gerçek olmamakla birlikte aslında hiç hayal ürünü değil.
5 yorum:
Kaç kilo olduğunu hala merak ediyorum :)
merak edilesi bişi değil boşver:D:D
asdfghjk betül neren şişko lan senin? bırak bu ayakları artık yaa...
ayrıca onu yazan insan evladına gelirsek adam resmen çok sikişken olduğunu bu cümlelerle ifade etmiş; hani ''olm bizim zamanımız mı var sw izlemeye, bu malları kimse beğenmediği için sw'ye sarıyorlar'' gibisinden. ne diyelim canım, biz de böyleyiz :nerd
şişkoyum diyosam şişkoyum lan bozma kafamı :T nese. evet sikişken bir arkadaş olsa gerek ya da sikişken olma çabasındayım da sw üstünden prim yapıyorum tatında bişi. güzel tespit. :bravo :D:D
başlığın güzeliğine,bak.bak bi.
Yorum Gönder