ev özlerim ben blog. evde oturmanın belli evreleri vardır, böyle bir şey söylemiştim galiba. bugün ben ikinci evresindeyim. evde oturmayı özleme evresi ilk evre, ikincisi ise evde oturup mutlu olma. bugün evde oturup six feet under ve kahve ikilisiyle mutlu geçirme bölümüydü.
six feet under demişken... six feet under'ın kalbimdeki yeri çok farklıdır şu dizi cenahında. gerçekten bir başka severim ben onu. son iki sezonunu izlemiştim sanırım cnbc-e'de yayınladığı dönemde. o da hatta tekrarlarını verdiği dönemdeydi. iki bölüm birden veriyordu. on birde başlıyordu, bende elmamı alıp six feet under izliyordum. elma ve six feet under bir bütündür o yüzden. üstünden bir üç sene geçtikten sonra bile tadından yenmezmiş o. dışarıda otururken ufacık bir sıkılma durumunda " ah evde olsam " dedirtirmiş. çoğuna göre basık bir dizidir, melankoliktir vs. aslında içinde çok komik ve ironik unsurlar barındırır six feet under. hatta tek bir insan tanırım seven, bir de merak eden biri var işte. o izleyen de benim izlediğim dönemde izlemiyordu. çok sonraydı. ilgim aynı değildi sanırım. six feet under izleyin de üstüne muhabbetler edelim. hatta öyle ki, dexter'a merak uyandı içimde. sebebi senin güzel oyunculuğun sevgili michael c. hall ! merak ederim ben şimdi dexter'ı . ikisi birbirinden bağımsız da olsa konu bağlamında.
ön yargı kötü bir şey blog. gerçi ön yargıdan ziyade. bir kerede karar vermemek gerek sanırım. gelmek istediğim yer şudur: redd o korkunç şarkısı falan filan'la benim nazarımda kötü gruptu. ama öyle değilmiş. redd iyiymiş, redd çok güzelmiş. hele bir 21 albümü varmış ki ahh ahh dedirtirmiş. çabuk karar verip bir köşeye atmamak gerekmiş bir şeyleri. sevdim ben seni redd.
coldplay sana ne hissettiğime karar veremiyorum hala. değiştiremeden dinliyorum seni. ama sevip sevmediğimden emin değilim. garip hisler bunlar. severim ben trouble'ı, severim ben in my place'i, ve severim ben lost 'u . seni seviyor mu oldum ben şimdi ? bilemedim ben şimdi.
uzuuun bir süre sonra uyandığımda kafamı ağrıtan, içinde gittikçe büyüyen, hatta " aha az sonra hepsi dışarı çıkacak oturup kavga edeceğiz karşılıklı oh be deyip uyuyacağım sonrasında. " dediklerim, hepinize, her şeye, çok minnettarım. rüyamı bile unuttum. o derece hani.
all this pain is an illusion.
nah illusion.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder