20100224

tramvay güldürür, 8de kalkmak ağlatır, ders iptalleri camdan atlattırır beni.

dün okula gitmememin bedeli sevgili arkadaşlarımın ders iptalinden habersiz olup bana haber vermemesi olmamalıydı. gerçekten çok koydu 8'de uyanmak. ben 10.30'a kadar uyuyabilirdim ya bugün. 8 ulan 8. ha tabi kadıköy'de hava gayet güzelken eminönünde çıpala çıpala yağmur yağması da cabasıydı. uyanmama yardımcı oldu tabii onca ıslanış, teşekkürler yağmur.

tramvaya olan nefretim muhtelif yazılarımda görülür. bugün tramvay beni güldürdü. insanlar beni güldürüyor tramvaydan öte. zaten güne kötü başlamak gibi rutini olan bir insanımdır. tramvayda tıklım tıkış, her zamanki gibi. bir ara neredeydi hatırlamıyorum da okula yakın bir duraktı orasını net hatırlıyorum iki ya da üç durak var. biri indi yanımda duran çocuk bir şeyler dedi de ben pek sallamadım sanırım onu. hani oturacam çekil dediyse bile umrumda değildi ben oturmalıydım çok ıslanmıştım ve donuyordum artık. bir durak sonra yanımdaki amca/teyze her kimse indi ve bana bir şeyler diyen arkadaşımız yanıma oturdu. hayır, görüyorsun ki kulağımda kulaklık var; insanların, çevrenin sesini duymak istesem olmazdı, hem müzik dinlemek istemişim ki kulağımda hani. tek bir cümle duydum, öncesinde bir şey dediyse gerçekten duymadım. " hangi bölümde okuyorsun ? " hımm. gerçekten giriş için iyi bir seçim tebrikler, şahin (ya da şahan, adını anlamadım bir ara tanıttı kendini de ). zaten alamancı gibi konuşuyordu. alamancılar üzerinde 1 senelik ihtisas yaptım oradan biliyorum. buna bilahare değinirim unutmaz isem. fakülteyi söyledim. " ah çok zor " dedi. hadi oradan len dememek için kendimi zor tuttum. edebiyat fakültesinde en zor bölümmüş edebiyat. iyi de canım hangi edebiyat? zilyon tane edebiyat var fakültede. yaa yaa tabi dedim. psikoloji var tercümanlık var daha ne olsun dedim de arkadaş epeyce iddialıydı tezinde. edebiyat fakültesinin en zor bölümü edebiyattı ona göre. tamam kardeş haklısın deyip durağın gelmesini beklesem de elbette öyle çarçabuk gelmedi laleli-üniversite durağı. fizik okuyormuş kardeşimiz. bana zor diyene bak iyi misin arkadaşım sen fizik diyorsun ühh!! demek istediysem de o güç yoktu gerçekten sabah sabah . benim konuşmaya mecalim olmasın? evet görülesi şey değildir ekseriyetle ama o da olur, oldu. ya pek zormuş senin bölümde dedim. ne diyeyim ? kendisi bir şeyler sordu cevap verdim. ne sordu ne cevap verdim netlik yok. umarım şuursuz sorularına daha da şuursuzca cevap vermemişimdir. fazla münasebete gerek görmedim kendisiyle. kapıda aldım ben bu ders iptalinin haberini. maalesef sevgili tramvay dostumuz da duydu bunu. " dersin iptal ol....." " evet ama arkadaşlarımın yanına gitmem gerek şuanda. " deyip sıvışmak isterken beklenen cümle geldi elbette. " seninle bir daha ne zaman görüşürüz? " bu elemanlar cidden fazla komikler. bak ben ağzımla bırakıp karnımı tutarak kıçımla gülerdim sana ama olsun. yapmadığım şey değildir birinin yüzüne höykürerek gülmek. ince olup olmamaktan öte ki aptal insana tahammülüm yok. uykulu halimden gülecek derman kalmamıştı ve dersim iptal olmuştu ve ben boku bokuna 8'de uyanıp okula gelmiş ve yolda ıslanmıştım. bundan olacak ki daha geçiştirici bir cevap verdim. " aynı kampüsteyiz elbet görürsün. " deyip koşarak uzaklaştım da neyse ki, mutluyum.

kahramanımız batul'un okulu sevmesi için bir neden yoktu bugün de. yalvarmıştım oysaki kapıdan girince. zaten insanlar ondan bakıyordu sanırım bana. kafam yukarıya dönük " senin benden nefret ettiğinden daha çok nefret ediyorum senden, seni sevmem için tek bir şey yap " diyordum da okula. insanlar niye bakıyordu anlamamıştım. herhalde biraz yüksek kaçtı ses tonu. insan işte yapıyor öyle hatalar.

okulum beni gerçekten bu söylenme hususunda anlamamış olacak ki sevmemem için bir şeyler yaptı bugün. grubun adında belki yamuluyorumdur lakin hatırladığım kadarı ile " müslüman gençlik" idi. sağ olsunlar okulun panolarına, camlarına sıçmışlar. teşekkürü borç bilirim ben size. cihatlarına saygım sonsuz. şahaneydi o afişler. ha bir de sökmeye çalışan temizlik görevlisine bıçak çekmek nasıl kadirşinas bir hareketmiş bilemezsiniz. sağ olsun temizlik görevlisi abi beni uyardı. o yapıştırmaları sökerken gerçekten korktum bir ara göte gelmekten de cidden sinirim bozuluyordu o sakallı adamların yeşil fonlu yapıştırmalarını gördükçe. ben seni nasıl seveceğim okul hı?

bugün benim hafta sonum. yaşasın günaşırı okula gitme sistemi. ben kendi sistemlerimin hastası olur onların yanaklarını sıkmaktan kıpkırmızı ederim.

Hiç yorum yok: