sadece hangi yemeğin servis edilmesini istediğinin söylenmediği, sadece çatal bıçak sesinin duyulmadığı, sadece faturalardan bahsedilmeyen, şşt yemek yiyioruz biraz sessizlik denebilen, gülmekten suyun pöykürtüldüğü, yer yer kendini kaptırıp şarkılar söylediğin, yemek yerken bile birbiriyle uğraşan insanlar bir masada olduğu, yemek sonunda iki üç kelime haricinden o 20 dk.lık sürede gelen tek kelimenin eline sağlık*afiyet olsunun olmadığı bir yemek yemeyi özleten ailelere minnettar olmayı borç bilir, ardından da " hayat işte. " der, herkesin üstünden bu yükü alırım.
" olm orda kızlar teklif ediyormuş " klişesi vardır çoğu kişinin gözünü büyüten bir şeydir. kimisi için de " olm yemekte herkes naptını anlatıp gülüyormuş, klasik ve özlenen aile yemekleriymiş bunlar,kavga gürültü yokmuş, kimsede iletişim kopukluğu yokmuş. " denmesi ütopik ve göz büyütücü unsurlar.
37 kişiyle röportaj yaptık ve çıkan sonuçlar şöyle oldu:
37 kişiden 13'ü ailesinden uzakta,
37 kişiden 8'i mutfakta açık büfe kurup tabaklarını alarak 3 ayrı odaya dağılıyor.
37 kişiden 5'i hiç ailesiyle akşam yemeği yememiş, yediyse de bir rüya olarak hatırlıyor.
37 kişiden 9'u ailesiyle akşam yemeği yiyor, yalnızca masada uzanamadıkları objeleri istiyor birbirlerinden,
37 kişiden 2'si ailesiyle akşam yemeği yiyor, ve günün müzakeresini yapıyorlar.
işte bu denli acı bir hâldeyken aile yemekleri, bir metropol insanı olmaktan utanç duymuyor değil insan. aile kurmadan önce akşam yemeği analizleri yapılmalı, hatta direkt aile kurmasınız da insanları iyi akşam yemeklerine özendirmesiniz. ulan zaten aile yok, evlilik yok, gayri meşruyuz, mutluyuz dese insanlar. hadi be hacı. yapın bi güzellik. vasfen aile olmaktansa hiç olmamak daha güzel değil midir ha?
aman akşam yemeği çok geldi bana. kendimi coldplay'li chuck'lı dk.lara sevk ediyorum.
nokta
(.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder